İnkılâp
Arapça =klb=kalb kökünden türetilmiş bir kelimedir. Bir halden başka bir hale dönüşme, biçim değiştirme anlamına gelir. İnkılâplar, sanayi, bilim, kültür, sosyal, v.b. alanlarda olabilir. Etimolojik anlam olarak değiştirmeyi ifade eder. İnkılâp, evrim veya tekâmül (évolution) ve ıslahattan farklıdır. İnkılâp, hükümet darbesinden de farklı anlamlar ifade eder.

İnkılâp üç aşamada gerçekleşir: Birinci aşamayı oluşturan fikrî cephe, cemiyette değişiklik fikrinin, yeni fikir tohumlarının atıldığı ve geliştirildiği evredir. İkinci aşama, hazırlık aşamasının tamamlanmasından sonra gelir ve aksiyon dönemidir. Basit şekilde bir ihtilâli ifade eder. Üçüncü aşama da yıkılan, bozulan düzenin yerine bir yenisini kurma aşamasıdır. İşte bu yeniden kurma ile inkılâp başarılmış olur.
Develer Susuzlukla Nasıl Baş Eder?

Kavurucu sıcaklıktaki çöllerde yılmadan yüzlerce kilometre yol katedebilen develer, artık yok olmaya başlayan yaygın inanışın aksine hörgüçlerinde su depolamazlar. Develer aslında 30 kilogramı aşabilen hörgüçlerinde yağ depolar. Vitamin ve mineral içeriği de yüksek olan bu depo, develerin haftalarca yemeden yola devam etmesine imkân tanır. Uzun yolculuklar sırasında yağ doku kullanıldıkça hörgüç küçülür, hatta tamamen eritilebilir. Yağ dokunun yakılması sırasında bir miktar su açığa çıksa da develer susuzlukla mücadelede güçlerini vücutlarının diğer uyum becerilerinden alır.
Neden Biyolojik  İsimlendirmeler  Latince Yapılır?

15. yüzyıldan 17. yüzyılın sonlarına kadar bilim insanları çalışmalarını kendi ülkelerinde sözlü olarak aktarmak ve tartışmak için ana dillerini, uluslararası camiaya duyurmak için yazılı olarak aktarırken ise Latinceyi tercih ediyorlardı. Yüzyıllardır hiçbir ulusun resmi dili olarak kullanılmayan Latince ölü bir dildi. Bu yüzden tüm ülkelerdeki bilim insanları tarafından eşit derecede sahiplenilerek bir doğayı anlama aracına dönüşmüştü.
Toprak Solucanları İkiye Bölündüğünde Yaşamayı Sürdürebilir mi?

Yaygın kanının aksine toprak solucanları ikiye bölündüklerinde iki ayrı solucana dönüşmezler. Dış görünüşlerinden anlaşılması güç olsa da bu solucanların baş ve kuyruk bölümleri bulunur. Ayrıca solucanların vücudunda hafif şişkin ve diğer kısımlardan daha açık renkteki clitellum adında segmentsiz bir bölüm de vardır. Clitellum vücudun ortasının baş bölümüne daha yakın kısmında bulunur ve yalnızca cinsel olgunluğa erişmiş solucanlar bulunur. Solucan baş ve clitellum bölümlerinin bütünlüğü bozulmadan, kuyruk kısmından bölündüğünde rejenerasyon (yenilenme) ile yeni bir kuyruk oluşturabilir. Ancak ayrılan kuyruktan yeni bir baş çıkmaz. Solucanlar bu sayede avcılarından kurtulmak için kuyruklarını geride bırakıp kaçabilirler.
Çevremizde ve iç ortamımızda oluşan değişiklikler reseptör(almaç) olarak adlandırılan özelleşmiş hücreler ile algılanır. Bu hücrelerin yoğunlaştığı göz, kulak, burun, dil ve deri gibi yapılar duyu organları olarak adlandırılır.

Duyu organları tarafından alınan uyarılar sinir sistemine iletilir ve beyindeki ilgili merkezlerde değerlendirilir.

Not) Duyu organlarında fotoreseptör(göz), kemoreseptör(burun,dil) ve mekanoreseptör(kulak,deri) olmak üzere üç farklı reseptör çeşidi bulunur.
Yardımcı Düşünceler

Parçada ana düşüncenin daha iyi açıklanmasını sağlayan, konunun sınırlarını çizen düşüncelerdir. Genellikle bir paragrafta her cümle bir yardımcı düşünce içerir ya da her cümleden bir yardımcı düşünce çıkarılabilir. Kimi zaman paragraftaki bir cümlede geçen bir sözcükten de bir yardımcı düşünce çıkarılabilir.

Yardımcı düşünce soruları aslında paragraf sorularının en kolayıdır. Çünkü sorunun dört seçeneğinde verilenler biraz değiştirilerek oluşturulmuştur. Yani seçeneklerden dört tanesinin parçadaki ilgili sözcük veya cümlede bir karşılığı mutlaka vardır. Bu durumda açıkta kalan yani karşılığı bulunamayan seçenek doğru cevaptır.

ANKET

RMZNYLDZ.COM

Diğer anketler...