KARL MARX HAYATI

karlmarx


HAYATI:

* Karl Marx, 1818 yılında Almanya’da doğmuştur. Babası bir avukattır. Küçük yaşlarda aile Yahudilik dinini bırakıp, Protestan olmuştur. Bonn üniversitesinde hukuk eğitimi almaya başlayan Karl Marx bu dönemde felsefeye ilgi duymaya başlamıştır. Berlin’de beş yıl kadar yaşadıktan sonra,
Bonn’a yerleşmiş ve bir gazete çalışmaya başlamıştır.

* 1843 yılında Paris’e bir gazete çıkarmak için gitti. Hem arkadaşı hem de ortağı olacak olan Fredrick Engels’le tanıştı. Marx, Paris’te çıkardığı gazetede işçi toplumunu ve özgürlüğü ele aldı. Sert hatlı bir tarzı vardı bu nedenle Almanya’da bu tür yazılar yasaklanmıştı. 1845 yılında Fransız hükümeti tarafından devrimci kimliği nedeni ile ülkeden sınır dışı edildi.

* Brüksel’e yerleşen Marx, 1847 yılında Komünist manifestoyu hazırladı ve işçi sendikalarından olumlu yanıtlar alındı. Fransa’ya tekrar geri dönerek gazete çıkarmaya başladı. 1849 yılında Londra’ya geldi ve hayatının sonuna kadar burada kaldı. 1859 yılında Ekonomi Politikası Eleştirilerine Bir Katkı, 1867 yılında Bir Ekonomi Politikası Eleştirisi yayınlandı. Sermaye ve emek arasında ki ilişkiyi inceleyen kitapta işçiler sanayinin bir parçası olarak kabul edilir. Fazla mesai, kadın ve çocuk emek hakları ilk kez bu kitapta ele alınmıştır.

* Karl Marx, işçi hareketlerine hayatı boyunca katılmıştır. Uluslar arası İşçi Derneğinin kurucusudur. 1883 yılında Londra’da vefat etmiştir. Hayatı boyunca çok zor şartlarda yaşamış ve fakir bir adam olmuştur.

Karl Marx ve Din

karl marx ve din


Marx ve din dediğimizde çoğunluk tarafından sıkça refere edilen şu satırlar akla gelir:

* ‘’Dinsel sıkıntı hem gerçek sıkıntıların bir dışa vurumu hem de gerçek sıkıntılara karşı bir protestodur. Din ruhsuz bir dünyanın ruhu olduğu gibi ıstırap içindeki yaratığın feryadı ve kalpsiz bir dünyanın kalbidir. Din halkın afyonudur’’

* Bu sözler, aynı zamanda büyük bir iç çatışmanın da yansımasıdır. Karl Marx’ın bu din tanımı, içinde yaşadığı toplumun mevcut din anlayışı ile doğrudan bağlantılıdır. Marx’ın afyon diye tanımladığı din, cennetten arsa satarak zulme karşı atılım gücünü prangalayan, dönemin sermaye sahipleriyle birlikte hareket ederek zalimlere arka çıkıp; mazlumlara köstek olan kilisenin ve ruhban sınıfının dinidir.

* Mevcut durumlara bir protesto, ruhsuz koşullara ruh, kalpsiz dünyaya kalp ve mazluma bir içli çığlık diye tanımladığı din ise, İbrahim’in, Musa’nın, İsa’nın ve Muhammed’in dinidir. Marx, dini bir protesto ve çığlık olarak tanımlarken, tarihsel determinizmin en yüksek ifadesi olan Tanrı fikrinin, insan zihin dünyasında; Krallara, Tiranlara ve zalimlere karşı isyanın atılım kuvvetini tetikleyen, önemli bir faktör ve güç olduğunu belirtmiştir. Dini, ruh ve kalp olarak tanımlarken de, meta yığını haline gelmiş dünyada, insanın kendisini metalar uğruna feda ederek, öz benliğine yabancılaştığı zaman, ruhsuzlaştırılmış meta yığını kitlelere bir ruh ve kalp olduğunu belirtmiştir.

* Marx, dini hem ıstıraba tepki, hem de ıstırabın yarattığı hastalıklardan biri olarak görmüştür. Istırabın yarattığını hastalıklardan biri olarak gördüğü dinin, sömürü düzenlerine baş kaldıran mazlumun cennet hedefiyle pasifleştirildiği kilisenin din anlayışı olduğu açıkça ortadadır. Bu din tanımını, Marx’ın içinde yaşadığı toplumun din anlayışından bağımsız olarak değerlendiren birçok Marksist, dini sadece tek bir noktadan değerlendirmiş ve tüm dinleri bir afyon olarak görme yanılgısına düşmüştür.

karl marx ve din


MARX’A GÖRE:

* Giderek tüm toplum birbirine düşman iki safa, birbirine doğrudan karşıt iki büyük sınıfa ayrılıyor: Burjuvazi ile proletarya.

* Her çağın egemen fikirleri yalnızca egemen sınıfın fikirleri olmuştur.

* Kol emeği daha az ustalık ve daha az güç kullanımı ister hale geldikçe, yani modern sanayi geliştikçe, kadın emeği de erkek emeğini aynı ölçüde geriletmektedir. Cinsiyet ve yaş farklarının işçi sınıfı için artık sosyal bir geçerliliği yoktur. Yaşa ve cinsiyete göre maliyeti değişen iş araçları vardır, o kadar.

* Böylece burjuvazi, kendi ölümünü getirecek silahları imal etmekle kalmayıp, o silahları kullanacak insanları da yaratmıştır, modern işçileri, proleterleri!

* Burjuvazi, tüm ulusları, eğer yok olmak istemiyorlarsa burjuva üretim tarzına uymaya zorluyor; uygarlık diye kendi uygarlığını ihraç etmeye, onları burjuva olmaya zorluyor. Tek kelimeyle, kendine istediği gibi bir dünya yaratıyor.

Felsefesi ve toplum düşüncesi

Marx'ın diğer düşünürlerle polemiği çoğunlukla eleştiri üzerinden olmuştur ve bundan dolayı "toplum bilimlerinde eleştirel metodun ilk büyük düşünürü" olarak adlandırılmıştır.Spekülatif felsefeyi, metafiziği ideoloji ile eşitleyerek eleştirmiştir.Bu yaklaşımı uyarlayarak Marx anahtar bulguları ideolojik önyargılardan ayırmaya çalışmıştır.Bu çabası onu çağdaşı olan düşünürlerden farklı kılmıştır.

KARL MARX SÖZLERİ:

* “Dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek gerekir.”

* “Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir.”

* “Görünen, gerçek olsaydı bilime gerek kalmazdı.”

* “Cimri aklını yitirmiş bir kapitalist; kapitalist ise aklı başında bir cimridir.”

* “Dini ıstırap, hem gerçek ıstırabın ifadesi hem de gerçek ıstıraba karşı bir protestodur. Din, ezilenlerin iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz koşulların ruhudur.”

* “Eğer sevgi üretmiyorsa yüreğiniz, başarılı bir üretici değilsiniz.”

* “Cehalet, ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı bir silahtır.”

* “İnsan doğaya ne kadar yabancılaşırsa o kadar toplumsallaşır, ne kadar
toplumsallaşırsa da o kadar kendine yabancılaşır.”

* “Karşılığında sevgi uyandırmadan seviyorsanız, yani sevgi olarak sevginiz karşılıklı sevgi yaratmıyorsa; seven bir kişi olarak dışavurumunuzla kendinizi sevilen bir kişi yapamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür, bu bir talihsizliktir.”

* “Bir öğretmen, öğrencilerin kafasına vurmasına ek olarak okulun sahibini zenginleştirmek için de eşek gibi çalışıyorsa üretken bir emekçi sayılır…”

* “Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir.”

* “İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen onların bilinçleri değildir, bu maddi koşullar onların bilinçlerini belirler.”

* “Kitaplarım, onları yazarken içtiğim tütünün bile parasını karşılamadı.”

* “Daha iyi giysiler ile yiyecekler, daha iyi muamele görmek ve efendinin bağışladığı daha geniş bir toprağa sahip olmak, kölenin sömürülmesini ne derece ortadan kaldırırsa, ücretli işçininkini de işte o kadar kaldırır.”

* “Örümcek, işini dokumacıya benzer şekilde gördüğü gibi, arı da peteğini yapmada pek çok mimarı utandırır…”

KARL MAX İLE İLGİLİ SUNUM

KARL MARX HAYATI PDF

Yorum ekle

Yazar, makaleleri hakkındaki geri bildirimleri bilmek bizi çok mutlu edecektir.

Açıklama 0